Lebron James etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lebron James etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2012 Cuma

Yaşayan Bir NBA Efsanesi: Lebron James

Lebron James.

2003 yılı. Draftlardan 1. sıradan seçilerek lige adımını atıyor bu adam. Cleveland Cavaliers formasını giyiyor. Daha o sezondan tüm lig onu konuşmaya başlıyor. Tüm lig, dünya. Bir efsane adım adım ağırlığını koymaya hazırlanıyor lige. Müthiş geçecek bir NBA kariyerine hazırlanıyor. Yıllarca oynuyor Cleveland formasıyla. NBA'i onun sayesinde sevmeye başlıyorum. Takımı adeta sırtında taşıyor ama bir türlü yüzüğe ulaşamıyor.

2010 yazına geliyoruz. Bir programa çıkıyor, artık Miami'li olacağını söylüyor. İşte o gün tüm dünyayı karşısına alıyor. Herkesi. Herkes nefret etmeye başlıyor. Herkes her performansını eleştiriyor. Herkes bir anda düşmanı kesiliyor. Sırtına müthiş bir yük biniyor. Korktu deniliyor, hain deniliyor, büyük oyuncu olamayacak deniliyor, yüzüğü bile yok yüzük önemli deniliyor. Ama "Sırf yüzükiçin Miami'ye gitti" de deniliyor, böyle bir zihniyet eleştiriyor onu.

Eleştirenler 1 kişi değil, 1 şehir değil, 1 ülke değil, dünya. O kadar kişi her yaptığını eleştirirken bu adam ligin tozunu dumanına katmaya devam ediyor. İlk sene finalde gidiyor yüzük. İkinci sene ise artık daha da olgun. Artık daha odaklanmış hedefine, daha da emin kendinden. Daha da inanmış, daha da durdurulamaz olmuş.




Bu play-offlar'a geliyoruz. Bir Lebron James var ki bu play-offlarda... NBA tarihinin gördüğü göreceği en ama en dominant performansı sergiliyor. Pacers serisi 4. maç. Bu maçı unutmak mümkün değil. Bu maç James'in tüm kariyerindeki en mükemmel maçlardan. O maç Lebron insanlıktan çıkıyor, çok başka bir boyuta ulaşıyor. İnsanüstü bir enerji, gerçekten insanüstü. Bir insan evladı o enerjiye ulaşamaz. İmkansız. Bakışları ilk defa o kadar donuk. Hiç bir tepki yok. Basketbolun zirve noktasında delicesine bir performans sergilerken, insanlık sınırlarını alt üst ederken, bakışları donuk. Bu odaklanmak demek, bunun başka açıklaması yok. İnanmak demek bu, hırs demek bu.

Boston Celtics serisi. Her maçı birbirinden efsane. Yeri geliyor 5 numara oynuyor, ribaund mücadelesi veriyor. Yeri geliyor 1 numara oynuyor, oyunu kuruyor. Yeri geliyor potaya devriliyor, 4 kişinin arasından sayı yapıyor. İnsanüstü bir kuvvet. 40 dakikadan aşağı oynadığı maç yok. Tüm play-off boyunca nerdeyse her maç sadece 3 4 dakika dinlene dinlene oynuyor, görevi de şut atmak değil sadece. Basketbol oynarken yapılabilecek her türlü şeyi yapmakla görevli, yapmak zorunda kalıyor. Öyle yarım yamalak da değil, en iyi şekilde yapıyor bunları. Bunu başaran tek bir kişi daha biliyorum ben, hep de söylüyorum, Magic Johnson. O da oyunun her alanında inanılmaz dominant bir oyuncuydu, yeri geldiğinde en iyi pivotlardan daha iyi oynayan bir oyun kurucuydu. Lebron'un ondan aşağı kalır bir yanı yok.


Yıllarca beklediği andı bu tüm Lebron hayranlarının. Bir Celticsli için '08 şampiyonluğu gibiydi Lebron hayranı için onun yüzük alması. Kupaya o sıkı sıkı sarılışı, NBA tarihinin en güzel köşesine geçecek muhteşem bir kare. Maç sonundaki o çocuk gibi sevinişi, yerinde duramayışı. Herkese büyük sevinçle sarılması, Durant'e o sarılışı. Lebron James, The King, bu sefer sonuna kadar hak etti. Kendisinin de dediği gibi, bu oyuna her şeyini verdi ve oyun da ona artık kayıtsız kalmadı. Ve artık James eskisinden çok daha güçlü, çok daha dominant, çok daha moralli, çok daha o zaferin tadını tatmış durumda. Jordan gibi, artık zaferin tadını almış bir oyuncuyu durdurmak çok zor. Jordan'ı durduramadılar, bütün lig uğraştı, durduramadılar. Şimdi ufukta Lebron James fırtınası gözüküyor, hem de daha önce hiç olmadığı kadar güçlü bir fırtına. Magic'in de dediği gibi "Daha önce hiç tanık olmadığımız kadar kuvvetli bir Lebron James devrine hazır olmalıyız."

Bu James, bu hedefe hiç olmadığı kadar odaklanmış, maç içerisinde bakışları bu kadar donuklaşmış, gülmeyen, sinirlenmeyen James, yeni sezonda ligi perişan edecek. Kesin konuşmayı hiç sevmemekle birlikte, aksini söylemek de imkansız olduğu için bunu rahat rahat söyleyebiliyorum. Çünkü James'i kaç kişi savunursanız savunun, olmuyor. Durmuyor. İçeriye girmesin diye, 4 kişi birikiyorsunuz. O yine giriyor, atıyor. Girmezse şut kullanıyor, yine atıyor. Kullanmasa pas veriyor, başkasına sayıyı buldurtuyor. Bu kadar ezici, bu kadar komple, bu kadar karşısında çaresiz kalınan bir oyuncu NBA'e her zaman gelmez. O yüzden nefret etmek yapılabilecek en büyük yanlış olur, keyifle izlemeniz gerek. Çoğu düşmanı da zaten bu play-offlardan sonra yanına geçti. Bird'ün dediği gibi, zamanla karşısında duran insanların hemen hemen hepsi artık yanına geçecekler.




Özetle, James'in maçtan sonraki o halini izlerken gerçekten çok duygulandım. Bir Lebron hayranı olarak, basketbolcu kişiliğini geçtim, tüm dünya tarafından eleştirilen bir insanın hayranı olarak, o gururla sevinişini, o kupaya bakışlarını, o mutluluğunu görürken çok duygulandım. O dünyaya karşı "Ben tek, siz hepiniz." diyebilmenin verdiği rahatlıkla eğlenişini izlerken çok duygulandım. O durdurulamaz olduğunu tüm herkese haykırdığı kupayı kaldırış anını izlerken çok duygulandım. Yıllardır, NBA'i takip ettiğimden beri beklediğim o anı izlerken duygulandım. Yine, yine ve yine söylüyorum; sonuna, dibine kadar hak etti, daha fazlasını da hakediyor, daha fazlasını da alacak.

Artık açık ve net bir şekilde Lebron James devri. Çok açık ve net bir şekilde.






Blog yazarına ulaşmak için: " http://twitter.com/#!/eraykskci "

Gün içerisinde sorularınızı ve önerilerinizi bu twitter adresinden bana ulaştırabilirsiniz. NBA ile ilgili paylaşmak istediğiniz fikir ve yorumlarınızı da ulaştırırsanız (serilerin yorumu gibi), blogda isminizle yayınlanacaktır. Herkese iyi günler.

2011-2012 NBA Şampiyonu: Miami Heat


Dün gece uzun bir sezonu daha geride bıraktık. Aslında lokavt dolayısıyla kısa bir sezondu tabi ama özellikle play-offlar mükemmel oldu. Özellikle şampiyonluğa giden yolda önemli olan Heat-Pacers, Heat-Celtics, OKC-Lakers ve OKC-Spurs serileri ile bu seri, final serisi, şampiyonluk serisi olan Heat-OKC serisi bizi basketbola doyurdu.


Dün geceki maça dönecek olursak, maç çok çok hızlı başladı. Savunmalar pek etken olamayınca daha çok isabet bulanın maçı kazanacağı anlaşıldı açıkçası. 3. çeyreğe kadar da fark açılsa da OKC hep geri döndü. Daha sonra üçüncü çeyrekte fark 7den aşağı inmedi ve bir ara 3 dakika boyunca OKC sayı bulamayınca Heat üçlüklerle darmadağın etti, 16-0lık seri. Orda da şampiyon belli oldu zaten, Heat de iyice havaya girdi. Herkes delice koşmaya başladı, bloklar, üçlükler, potaya yüklenmeler derken farkın kapanmasına izin verdi. Özellikle Shane Battier ve Mike Miller'ın üçlükleri, Thunder'ı perişan etti bu ikili üçlük çizgisinin gerisinden. Maç hakkında fazla yoruma gerek yok, hepimiz izledik sonuçta. Geceden istatistikler ve ilginç bilgilere bakalım:

Oklahoma City Thunder 106 - 121 Miami Heat

Kevin Durant: 32 sayı 3 asist 11 ribaund
Russell Westbrook: 19 sayı 6 asist 4 ribaund
Lebron James: 26 sayı 13 asist 11 ribaund
Chris Bosh: 24 sayı 7 ribaund
Dwyane Wade: 20 sayı 3 asist 8 ribaund
Mike Miller: 23 sayı 5 ribaund


Geceden İlginç Bilgiler:

1) Lebron James NBA'de Tim Duncan'dan beri (2003 yılı) hem normal sezon hem de finaller MVP'si seçilen ilk oyuncu oldu.
2) LeBron James NBA Finallerinde takımının sayı, ribaund ve asist istatistikleriniin hepsinde de lider olan 3. oyuncu oldu. Bundan önce hem şampiyon olup hem de bunu başaranlar Tim Duncan(2003), Magic Johnson(1987) olmuştu.
3) NBA'de en az 10 sezon oynayan oynayan 3 Heat'li oyuncu da ilk şampiyonluk yüzüklerini aldılar. Bu isimler; Juwan Howard (18. sezon), Mike Miller (12. sezon), Shane Battier (11. sezon)
4) LeBron James dün gece 26 sayı - 11 ribaund - 13 asist istatistikleriyle oynayarak NBA Final serilerinde 2003'ten beri triple-double yapan ilk oyuncu oldu. Daha önceden Final serisinin son maçında triple-double yapan isimler: Tim Duncan, James Worthy, Larry Bird, Magic Johnson(2 kere).
5) Mike Miller bir NBA finali maçında benchten gelip de en çok üçlük isabeti bulan oyuncu oldu ve 7 tam üçlük isabeti kaydetti. Eski rekor 6 ile Michael Cooper'a aitti. (1987 NBA Finalleri, Lakers formasıyla)
6) Miami Heat NBA tarihinde üç seride de geriye düşüp de şampiyon olan ilk takım oldu. Hem Konferans Finali hem de NBA Finali serisinde geriye düşüp de şampiyon olan son takımsa 1979da Seattle olmuştu.
7) Miami Heat NBA tarihinde bir sezon önce Finaller'de elenip de şampiyon olan 11. takım oldu.
8) Miami Heat Final serisinde 1-0 geriye düşüp de üst üste 4 maç kazanarak şampiyon olan 7. takım oldu.
9) Lebron James play-offları 30.3 sayı 9.7 ribaund 5.6 asist ortalaması ile tamamladı. Üstelik James bunu 2. kez başaran tek oyuncu oldu; 30-9-5 istatistiklerine 2009 play-offlarında da ulaşmıştı. Bir play-off sezonunda bunu başaran sadece bir oyuncu daha var, 1963te Cincinnati Royals adına Oscar Robertson.
10) Miami Heat dün gece 14 üçlük bularak NBA Finalleri rekorunu egale etti. Rekora ortak olan takımlar 1995te Orlando Magic ve Houston Rockets, iki takım da serideki birer maçta 14er üçlük attılar.
11) Oklahoma City Thunder bu sezon ilk defa 4 maç üst üste yenildi.


Röportajlar:

Larry Bird Lebron James hakkında: "Herkes şampiyonlara çok farklı bir gözle bakar. O çok özel bir oyuncu. İnanıyorum ki zaman geçtikçe daha da, daha da, ve daha da iyi olacaktır. Karşısında duran insanların çoğu onun yanına geçecektir."

Magic Johnson Lebron James hakkında: "Bence her şey değişecek. Mesela Jordan'da gördük bunu, bir yüzüğü aldıktan sonra gerisinin nasıl geldiğine şahit olduk. Ağlamıştı o da, sonunda başardı her şeyi. James şu an dünyadaki en iyi oyuncu olduğunu düşünüyor olabilir. Yüzüğün anlamı bu çünkü, medya veya başkaları öyle düşünmese bile oyunum öyle olduğumu gösteriyor diye düşünüyor olabilir. Biz şampiyonluklar üzerinden yargılarız hep ve bence Lebron, çok çok daha büyük olacak. Boş konuşanlar ve sürekli eleştirenler kaybolup gidecek. Jordan ilk yüzüğünden sonra inanılmaz bir performansa ulaşmıştı, ve sanırım artık daha önce hiç görmediğimiz büyüklükte bir Lebron fırtınasıyla karşı karşıyayız."


Lebron James: "Geçen sene bizim için en iyi olan şey şampiyon olamamamızdı. Ordaki hatalarımızdan çok büyük dersler çıkarabildik, çıkarabildim. Kendimi değiştirmem gerekiyordu ve o seri sayesinde bunu başaracak gücü buldum kendimde."

Erik Spoelstra: "Hepimiz birbirimize inandık. James yazın kendini geliştirmek için çok çalıştı. Biz de böyle olunca müthiş pivotları olan takımlar gibi ve delici uzun forvetleri olan takımlar gibi oynayabildik. Kısa bir takım gibi gözüktük ama uzun takımlar gibi oynadık, özellikle Lebron sanki bir pivotmuş gibi oynadı. Bosh'un da 5 numara oynaması bizi çok çok ileriye taşıyan bir olay oldu. Hızı, çevikliği, ribaund katkıları bizim için çok önemliydi."

Lebron James: "Bugün anladım ki, eğer bu oyuna her şeyinizi verirseniz, elinizden gelen her şeyi yaparsanız, oyun size bunu geri ödüyor ve istediğinizi alıyorsunuz."


Lebron James: "Hayallerim gerçeğe dönüştü bugün, bu hayatımdaki en güzel duygu."

Lebron James: "Draft edildikten 9 yıl sonra NBA şampiyonluğu kazandığım ve bunu da çok doğru bir yolda ilerleyerek yaptığım için çok çok mutluyum. Gereken her şeyi yaptım. Hiç kolaya kaçmadım, konsantrasyonumu ve bütün gücümü bu işe adadım. Karşılığını da aldım. Bu benim için çok büyük bir an. "

Lebron James: "Bir gün şampiyon olmak istiyordum, ama ne zaman olacağını kestiremiyordum. Yine de üstüme düşeni yaparak bugünü beklemeye devam ettim hep. Bir basketbolcu olarak yaptığım en zor işlerdendi bu, gece gündüz çalıştım ve bir gün karşılığını almayı ümit ettim."


Kevin Durant: "Bu çok üzücü. Bu takımda hepimiz kardeş gibiyiz ve böyle bir sonuçla burdan ayrılmak çok acı veren bir olay. Finallere kadar geldik, bu bizim için çok önemliydi ama burada bir şey yapamadık. Gerçekten üzücü."

Kendrick Perkins: "Ard arda üçlükler buldular ve biz bunu durduramadık. İşler istediğimiz gibi gitmedi."

Röportajlar da bu kadar, gün içerisinde Lebron James için bir yazı yazmayı planlıyorum. Sevenine sevmeyenine duyurulur, bugün olmasa bile en geç yarın. Takipte kalın.


Blog yazarına ulaşmak için: " http://twitter.com/#!/eraykskci "

Gün içerisinde sorularınızı ve önerilerinizi bu twitter adresinden bana ulaştırabilirsiniz. NBA ile ilgili paylaşmak istediğiniz fikir ve yorumlarınızı da ulaştırırsanız (serilerin yorumu gibi), blogda isminizle yayınlanacaktır. Herkese iyi günler. 


10 Haziran 2012 Pazar

Dikkat! Bu Yazı Aşırı Dozda Lebron James İçerir.

Lebron James, adam. Adamın dibi. Adam top da çalıyor, adam ribaund mücadelesi de veriyor, adam sırtı dönük de oynuyor, yüzü dönük de oynuyor, uzunu da savunuyor, kısayı da savunuyor, içeri giriyor, dışarı çıkıyor, dışarıya çıkartıyor, smaç basıyor, turnike atıyor, üçlük deniyor, hızlı hücuma çıkıyor, hızlı hücumu durduruyor, koşuyor, zıplıyor, takip ediyor, blokluyor.

20 atıyor oynamadı deniliyor, 30 atıyor oynamadı deniliyor, 40 atıyor çok şut kullandı deniliyor, az şut atıyor sorumluluk almadı deniliyor, asist yapmıyor bencil deniliyor, asist yapıyor korktu deniliyor, ribaund alıyor yine bencil deniliyor.



Açık söylüyorum, tarihin gördüğü en büyük yıldızlardan biri. En büyüklerden. Biraz şansı olsa, çok az yani, şu an yüzüğü de olurdu. Cleveland'da o kadar sene boyunca adam gibi biriyle oynayamadı, Kobe'yi çok severim, baya hem de, ama o Shaq'ın yanında Lebron olsaydı eğer, 3 yüzük alamazdı demek için aptal olmak gerekir. Cleveland taraftarıyım ama iyi ki ayrıldı ordan. O takıma Jordan bile kar etmezdi.

Miami'ye geldi, Wade Bosh falan, korktu denildi. Yüzük almak için bunu yaptı denildi. İyi güzel diyorsun da, bu oyunun amacı zaten yüzük almak değil mi? E değil dediğini duyar gibiyim; madem öyle neden yüzüğü yok diye en büyük eleştiriyi, hem de oturduğun ve kıç büyüttüğün o yerden, sen yapıyorsun? Şu adamın binde biri, hatta milyonda biri kadar olsan triplerden triplere girer, kendini Jordan veliahtı olarak görür, "Yea aslında ben NBA'e gitsem iyi oynarım hee, bak üçlüğüm Allen gibi, Howard gibi de ribaund alıyom, Garnett kadar da hırslıyım aga yenilmeyi kabullenemiyom, Paul gibi de oyun kurarım hannyy" derdin.

Adam ölüyü diriltiyor, çökmüş Wade'i diriltti Pacers serisinde. Oynadı, oynattı. Celtics'e TD Garden'da, elenme ihtimali olan maçta 45 atıyor, son çeyrek neden 4 sayıda kaldı deniliyor? Adam son çeyrek tamamen takıma çalıştı, "Asist kastı işte istatistik için". Ben o zaman sana derim ki; defol git.




Bu Heat bugün NBA Finali oynuyorsa bu sezonda, Lebron'a dua etsin. Başka bir şey değil. Lebron olmasaydı eğer, Wade falan sırtlardı bilmem ne yapardı, hikaye onlar. Nereye sırtlıyor? Şu Boston Celtics'i Lebron olmadan imkansız eleyemezlerdi. Bir oyuncu bir takımı anca bu kadar değiştirebilirdi. Bir de Rose var mesela, Rose'u çıkar, Bulls'tan bir yol olmaz. Rose varken ise şampiyonluğun en büyük adayıydı. Heat de o derece bağlı Lebron'a. Lebron şu play-offta bir maç oynamasa, o maçı da Heat alsa, NBA izlemeyi bırakırdım. O derece de eminim bir şey yapamayacaklarına. Bosh olmadan Wade olmadan, en azından sahada bir şey yapmadan, Lebron maç almayı başardı ama.

27 yaşında henüz, daha erken denilebilir. Jordan da 27 yaşında yüzük almamıştı. Sonrasında ne olduğu zaten ortada. Lebron da bir yüzük alsa devamı çok rahat gelir. Eminim. Yetenek var, hırs var, konsantrasyon da var, tamamen hedefe kilitlendi. Hedefe kilitlenmiş bir Lebron'u Tanrı sahaya inse ancak durdurur. Karşınızda görmek isteyeceğiniz son şey galibiyetten başka bir şey düşünmeyen, ve ne bir sinirle, ne de bir başka duygu ile size bakan James'tir. Hiç bir ifade yok, sayı atıyor, gram gülme yok. Faul yapılıyor, gram sinir yok. Öfke yok. Umutsuzluk yok. Korku yok. Tamamen boş bakışlar, sadece sayı atmaya odaklanmış, sadece maçı almaya, şampiyon olmaya, oynamaya odaklanmış. Ne yaparsan yap tepkisiz kalıyor. Biliyorsun ki kendini de yırtsan maçı alamayacaksın, boş bakıyor ama sana bunu bağıra bağıra anlatıyor o bakışlar. Bir şey demiyor ama çaresiz olduğunu ruhuna kadar hissettiriyor. Pierce bir üçlük atıyor el üzerinden, gülüyor, sanırım orada da "I am Paul Pierce." diyor, tam dikkat edemedim, belki de böyle dediğini düşündüğümden bana öyle dedi gibi geldi. Herkes bittiğini düşünüyor artık serinin, TD Garden ya hani. Maç başlıyor, o boş bakışlar. Tüm maç boyunca aynı bakışlar, başlıyor, oynanıyor, bitiyor. Hiç değişme yok. Darmadağın etmiş, TD Garden tarihin en ağır mağlubiyetlerinden birini almış, en azından bana göre, ama gram sevinme yok. Rahatlama yok. Koskoca Boston'ı TD Garden'a gömüyor, ama duygu yok. Öyle adamdan korkulur, korkacaksın. Bırak karşısında oynarken korkmayı, izlerken korkacaksın.



Final serisine gelince; OKC Heat'in rakibi finalde. Lebron Durant ile uğraşacak. Pierce'tan daha zorlu bir rakip, Melo'dan da öyle, Granger'dan da. Kendi pozisyonunda daha da zor bir rakip var. Hem de üst üste böyle 3 üst düzey oyuncu ile mücadele ettikten sonra. Sadece Durant'e odaklansa zaten rahat oynar. Ama maalesef, Bosh var ama hala Ibaka'ya karşı da mücadele verecek, Harden'a karşı da duracak, Westbrook ile bile uğraşacak belki. Nasıl yetişecek o kadar adama, düşünürken ben yoruluyorum. Korkunç bir olay. Kesinlikle Bosh ve Wade'in çok çok daha iyi oynaması lazım, hatta ekstra katkı lazım. Chalmers'ın bir şeyler yapması lazım. Yoksa imkansız, Lebron'u bırak, Jordan gelse olmaz, Magic gelse olmaz. Tek başına, hatta 2 kişi olsa bile bu Thunder'ı elemek çok çok zor. Mucize olur. Dehşet atlet bir takım, her dakika koşuyor ediyor. Hırslılar da baya, tabi Lebron kadar hırslı olamayacakları bir gerçek. Ama hırs da tek başına yetmiyor, diğer Miami'lilerin bir şey yapması lazım. Lebron tek başına her şeyi yapar ve şampiyon olamazlarsa, adamda moral kalmaz. Şahsen ben olsam daha da oynamazdım. Emeğe yazık. İşi zor Miami'nin.

Not: Sayfanın üst yan tarafında gördüğünüz anketimize oy vermeyin unutmayın.

Blog yazarına ulaşmak için: " http://twitter.com/#!/eraykskci "

Gün içerisinde sorularınızı ve önerilerinizi bu twitter adresinden bana ulaştırabilirsiniz. NBA ile ilgili paylaşmak istediğiniz fikir ve yorumlarınızı da ulaştırırsanız (serilerin yorumu gibi), blogda isminizle yayınlanacaktır. Herkese iyi günler.

8 Haziran 2012 Cuma

Lebron James 3-3 Boston Celtics

NBA'de dün gece Doğu Finali 6. maçı oynandı. Seride 2-0 öne geçip 3 maç üst üste kaybeden Miami Heat seriye tutunma maçına, yüzüğe tutunma maçına, kader maçına çıkıyordu. Lebron'un neler yapacağı merak konusuydu, çok eleştiriler alıyordu kader maçlarında sindiğine dair. Şöyle de bir istatistik ortaya çıktı hatta:

 Lebron James'in play-offlarda elenme riskinin olduğu maçlardaki performansları:

21 Mayıs 2006 | 27 sayı 2 asist 8 ribaund (46:45 dakika) - Dışarda Pistons yenilgisi
14 Haziran 2007 | 24 sayı 10 asist 6 ribaund (46:29 dakika) - İçerde Spurs yenilgisi
16 Mayıs 2008 | 32 sayı 6 asist 12 ribaund (46:39 dakika) - İçerde Celtics galibiyeti
18 Mayıs 2008 | 45 sayı 6 asist 5 ribaund (46:48 dakika) - Dışarda Celtics yenilgisi
28 Mayıs 2009 | 37 sayı 12 asist 14 ribaund (45:30 dakika) - İçerde Magic galibiyeti
30 Mayıs 2009 | 25 sayı 7 asist 7 ribaund (44:53 dakika) - Dışarda Magic yenilgisi
13 Mayıs 2010 | 27 sayı 10 asist 19 ribaund (46:12 dakika) - Dışarda Celtics yenilgisi
12 Haziran 2011 | 21 sayı 6 asist 4 ribaund (40:21 dakika) - İçerde Mavs yenilgisi

Ortalama: 29.8 sayı 7.4 asist 9.4 ribaund (46 dakika) - 2Galibiyet 6Mağlubiyet

Diğer play-off maçları: 28.2 sayı 6.7 asist 8.5 ribaund (43 dakika) - 64G 36M

Bu performanslara dün geceki müthiş performansı da eklendi artık. Tarihe geçti gerçekten dün gece yaptıkları.  


 Lafı çok uzatmadan skora ve istatistiklere bakalım:

Miami Heat 98 - 79 Boston Celtics

Lebron James: 45 sayı 5 asist 15 ribaund
Dwyane Wade: 17 sayı 4 asist 8 ribaund
Rajon Rondo: 21 sayı 10 asist 4 ribaund


Maçın geneline bakacak olursak ilk çeyrekte farkı 10a kadar çıkaran Heat kalan sürede farkın erimesine hiç izin vermedi ve rahat da bir galibiyet almış oldu. Ama James gerçekten NBA tarihine geçen bir performansa imza attı. Eleştirenleri çok fazla ama şu performansa, hem de böyle bir kritik gecedeki bu performansına saygı duymamak, net söylüyorum aptallıktan başka bir şey olmaz. Çok tarihi bir geceydi, tek başına takımını sırtına aldı. Oynadı. TD Garden'ı yerinden oynattı, yerle bir etti. Durdurulamadı bütün gece, ne şut kullansa girdi. Beni bilen biliyor, Lebronu çok severim. Benim için yeri çok ayrıdır. Yeri gelince eleştiririm de, ama övülmesi gereken yerde de gereğinden fazla bile överim. Şu performans, izlerken büyülenmemek imkansız.

Maçı uykulu uykulu izliyordum, gerçi Lebron uyku bırakmadı. Maç bitince 1 saat kadar uyuyup kalktığımda rüya olduğunu bile düşündüm o uyku sersemliğiyle, istatistiklere tekrar baktım, doğruydu. TD Garden'da, adeta tek başına bunu yapmak, 45 dakika oynayarak hem de, çok moralli bir takıma karşı hem de, çok zor. İmkansız. Jordan yapmıştı, Tanrı sahaya inmişti o zaman. Şimdi de James. Anlatacak kelime yok, efsane bir maç, efsane bir performans, efsane bir istatistik. Harikaydı.

İşte James'in tüm 45 sayısı:


İlk devre 30 sayı atıyor, üçüncü çeyrek 11. Son çeyrek 4. Eğer sayılarla derdi olsaydı, 50 sayıyı çok rahat geçerdi ama takımını oynatmayı seçti son çeyrekte. Hala inanamıyorum bu performansa.


Geceden İlginç Bilgiler:

1) Lebron James Wilt Chamberlain'den sonra bir play-off maçında 45+ sayı 15+ ribaund 5+asist yapan ilk oyuncu oldu.

2) Lebron James ilk yarıda 30 sayı atarak play-off kariyerinde ilk yarıda en çok sayı attığı maçını oynadı.

3) Lebron James Kareem-Abdul Jabbar'dan sonra Boston Celtics potalarına play-offlarda üst üste en az 8 maç 25+ sayı bırakan ilk oyuncu oldu.

4) Boston Celtics Big Three'si Paul Pierce Kevin Garnett ve Ray Allen dün gece toplam 31 sayıda kalarak bir araya geldikleri 2007-2008 sezonundan beri ilk defa bir play-off maçında bu kadar düşük sayıda kaldılar. En düşük sayıda kaldıklar 5 tane maçın 4ü ise Lebron James'e karşı oynadıkları maçlardı.

5) Boston Celtics 1974ten beri deplasmanda "7. maç" kazanamadı.


Şimdi de kısaca röportajlara bakalım:


Lebron James: "Böyle bir ortamda ve durumda çok büyük bir performans sergilemek istersiniz. O sahada arkadaşlarım için oynamak istedim, oyunun akışı esnasında olanlar önemli değildi."

Kevin Garnett: "Şimdiye kadar hiç bir şey kolay olmadı. 7. maçta da neler olacağını bilemeyiz. Kartlarımızı ortaya koyacağız ve oynayacağız, savaşacağız."

Dwyane Wade: "James inanılmaz oynadı. Maçın başından itibaren oyuna kilitlendi, onu hiç bir zaman bu kadar konsantre görmemiştim. İsabet bulduğu şutlar mükemmeldi, çok zorlardı. Tam bir MVP performansı ortaya koydu."



Eric Spoelsta: "Lebron bu gece kesinlikle çok korkusuzdu. Bu bütün takımı da havaya soktu. Son 2 gündür davranışları ve kararlılığı müthişti, tüm takım da aynı duruşu sergiledi."

Rajon Rondo: "Lebron bütün gece çok rahat oynadı. Bir türlü durduramadık."

Doc Rivers: "Umarım Lebron'un büyük maçlarda oynayamadığı konusunda konuşmayı bırakırsınız artık. Bu gece muhteşemdi. Ama şimdi bunu unutmalı ve 7. maça odaklanmalıyız."

Röportajlar bu kadar, NBA'de bu gece maç yok. Bir gece sonra 7. maç heyecanı yaşanacak.



Play-offlardaki istatistik liderlerine bir göz atalım:

Sayı: 30.8 (Lebron James), 30.0 (Kobe Bryant), 27.8 (Kevin Durant)
Ribaund: 13.6 (Josh Smith), 11.2 (Roy Hibbert), 11.1 (Andrew Bynum)
Asist: 11.8 (Rajon Rondo), 7.9 (Chris Paul), 7.1 (Mike Conley)
Blok: 3.3 (Serge Ibaka), 3.1 (Roy Hibbert), 3.1 (Javale McGee)
Top Çalma: 3 (Jason Kidd), 2.7 (Chris Paul), 2.4 (Rajon Rondo)
Top Kaybı: 3.9 (Chris Paul), 3.8 (Carlos Boozer), 3.8 (Rajon Rondo)

Not: Sayfanın üst yan tarafında gördüğünüz anketimize oy vermeyin unutmayın.

Blog yazarına ulaşmak için: " http://twitter.com/#!/eraykskci "

Gün içerisinde sorularınızı ve önerilerinizi bu twitter adresinden bana ulaştırabilirsiniz. NBA ile ilgili paylaşmak istediğiniz fikir ve yorumlarınızı da ulaştırırsanız (serilerin yorumu gibi), blogda isminizle yayınlanacaktır. Herkese iyi günler.